1.12.16

HOLLY CUMA LİNKLERİ 05

Holly cumalar ne oldu diyen yok mu?..
Bilmiyorum ki..  Hep beraber dağılıp duruyoruz.. Ben dağıldım belki siz de öyle..
Hadi şimdi toplayalım parçaları.
Yeniden başlatmayı deniyorum bakalım.,

  • Bu kitap gördüğüm en en güzel matematik kitabı. Okul öncesi (bence 3- 4 yaştan bile  başlatılabilir  rahatlıklar) ilkokulu kapsayan, çocukların kendi yollarıyla matematiği öğrenmelerini destekleyen yılların deneyiminin kağıda geçmiş hali. Mathematics their way... Adı bile güzel..Ben de kopyanın kopyasının kopyası bir baskı var ama digital halini görünce çığlık attım. Beklentiyi çok yükseltim dimi :) Kitapta en sevdiğim  bölüm, okul öncesinde matematik yolla algılamaya girişte grafiğin kullanılması metodu.. Bi de vucütla, ritmle , renkle öğrenmeleri desteklemesi yok mu ..
  • Isınma turu gibi olsun. Maira Kalman'ı anlatayım.. Hem cool olup cool cool işler üreten biri  insanın içini ısıtır mı? Herkes yapamaz da Maira yapabilir bunu. Ben ilk bu videosunu izlemiştim. Sanki hayatına davet etmiş beni gibi gelmişti. Herkes bunu da yapamıyor.. Samimiyetle. Onu öyle sevdim ki o olmak istedim ve oturdum bunu yazdım.. Kendim olmakla ilgili sorunlarım olduğu bir dönemdi belki de :)  O zamanlar blog yazardım.. Aşağı doğru sonsuz giden bitmeyen defter bulmuşlardı. Ne şaşırtıcı birşeydi dimi blog.. uff her şeye şaşırırdım.. İnsanlar neden benim kadar şaşırmıyorlar diye de şaşırırdım.. Maira da blog yazmış. Newyorker'da ona da düşey bir sütün vermişler. Yazmış ve çizmiş.. ve sonra bir kitapta toplanmış o digital sayfalar. Bir arkadaşım o kitabı bana hediye etti. Nokta gibi davranıyorum ona.  Herhangi bir şey okuduktan sonra açıp ondan bir sayfa okuyorum. Başka bi kitabını daha önermek için azıcık bakındım da şu kitabı görünce yamuldum. Şu maili alan ve şu anda yurt dışında olan kim varsa bulup getirse ya bana :).. Maira çizmiş Daniel yazmış.. Min (Minerva'nın kısaltılmışı)  Basket takımı yıldızı eski sevgilisine neden ayrıldıklarını anlatan bir mektup yazıyor ve ona bir kutuda birlikte sahip oldukları bir takım eşyaları gönderiyor.  This is the box, Ed. Inside is everything.Two bottle caps, a movie ticket from Greta in the Wilda note from you,a box of matches,your protractor,Joan's book,the stolen sugar,a toy truck,those ugly earrings,a comb from the motel,and the rest of it. This is it, Ed.The whole story of why we broke up.  demiş. Bazen masallar tedavi eder acıları/korkuları bazen de böyle kitaplar. Acı bir ayrılık hikayesi olmasına rağmen sonu umutla bitiyor demişler. Öyle olmalı yoksa çocuk kitapları arasına  koymazlardı herhalde.  Alıp yaralarıma süresim geldi :)  Yara dedim de  Yara (Scar) diye bi kitap var. Neyse, o başka bir Hollycuma linki olsun.
  • Ya işte böyle Ed'ten Ted 'e geçelim en iyisi :) ..TED radyonun eğitimle ilgili konuşmalarının linkini paylaşasım geldi.. Yürüyüşlere eşlik edebilir  konuşmalar. Ben muhteşem ingilizcemle uğraşmaya karar verdim de bir nedeni de bu bir anda TED le ilgilenmemin :)  Ama  UNSTOPPABLE LEARNING  çok ilginç bir konu..
Bir sonraki holly cuma da görüşürüz diyelim.

20.5.16

HOLLYCUMA LİNKLERİ 4

Yine bir Holly Cuma ile karşınızdayım...
3-4 tanesini yedim.. ve iki kilo aldım.  Neyse yaz geldi veririm :)


  • Shakespeare gibi yazmak için önce Shakespeare gibi yazmak gerek. Bir kuş kanadından kalem yaparak başlayabiliriz  (Thegurardian in under7 galerisinde anlatıyor nasıl yapabileceğimizi) 
  • Guardian'ın tamamını okumuyorum ama childrenbooks köşesini takip ediyorum yıllardır. How to draw girince insanın içinden çıkmak istemeyeceği hazine sandığı gibi bişey.
  • Girip kurcalamaya üşenirsiniz gibi geldi :) o yüzden sizin yerinize kurcaladım :)How to draw Shakespeare  i buldum. Bu cuma takıldım kaldım Shakespeare'e..
  • MIT'ye bak sen!.. Shakespeare'in tüm eselerini yayınladığı bir site yapmış.. herşey var burada...

Son olarak bi  link değil bi oyun.. benden :)
Edinburgh'da  aylak aylak dolanırken  karşılaşmıştım bu oyunla. Shakespeare'in sonelerinden satırlardan damgalar yapmışlardır.. Rastgele basıyorsun mühürleri ve yine şiir yine şiir..
Şiirin müzik olduğunu düşündürmüştü.. Anlamlı/Anlamsız kelimeleri, cümleleri sıralıyorsun ve sesi müzik gibi geliyor kulağa..

Gelelim oyuna..

Şu MIT arşivinden bir kaç sone seçip, basıp satır satır kesip,  rastgele birleştirip, sesini dinleyin..

Stain to all nymphs
Ten kisses short as one, one long as twenty
That Time will come and take my love away
But since your worth, wide as the ocean is
But why thy odour matcheth not thy show


Why? :)

Dadaistlerle Sheakespare'i buluşturduk ya , artık hafta sonu gelebilir.

İyi Haftasonları
beyhan

15.4.16

HOLLY CUMA LİNKLERİ 3

Ayın yarısının cumalarını atlamış olabilirim nedeni  gezmek değil dalgınlık. Neyse yine dalmayım :) Buyrun Holly cuma linkleri..
  • Bulutlara baktığımı biliyordur, tanıyan beni. Ve hep devrik cümle kurduğumu da bilir :) Bulutlara bakma sevdam, Gavin Pretor Pinney'in "Bulut Gözlemcisinin Rehberi" kitabını okumaya başlamadan az önce başladı. Sonra da çığrından çıktı. "Bazen hiçbir şey yapmamak için bahanelere ihtiyaç vardır, Ve bulut gözlemleme hiç bir şey yapmamayı meşrulaştırıyor" diyor, Gavin..  İşte tam da bunun için bulutları gözlemliyorum. Kendisinden dinlemek/izlemek için buraya tıklayın.
  • Sanat nedir diye düşünüp duruyorum yıllardır. Yani Jacson Pollock boyaları tuvale fırlatmış ve sanat olmuş. Ben de yapabilirim demediniz mi şimdi denerken. Hatta aynısını yaptınız az önce :) Sanat oldu mu? Daha fena sorular da var? Sanatı sadece sanatçı mı yapar? Sanatçı'nın dışkısı da sanat mıdır? Son soruyu ben sormadım.. Piero Manzoni sormuş. Geçen sene bir çocuk kitabında tanıştık onunla. Dışkı mevzusuna gelince. Manzoni, bahsettiğim soruyu sormuş ve sonra cevabı bulmak için dışkısını 30 gr lık kutulara koyup  önemli galerilere satmış. Nefesini de bir balona doldurup sergilemişliği var kendisinin. Bu linkte  Manzoni'nin bunlara benzer  ilginç işlerine dair herşey var. En hoşuma giden tarafı, yazıyı yazanın çok tatlı bir dille Manzoni ile kurgu bir röportaj yapmış olması. 
  • Maker hareketi ni duydunuz mu? Çocukların geleceği diyip duruyoruz da, geleceklerinde ne tür becerilere ihtiyaçları olacağını düşünemiyoruz sanki...Maker hareketi (Adı da pek güzel) buna kafa yoruyor işte. Teknoloji desen, o kadar sanal ve soyut değil mevzu.  Eliyle koluyla, aklıyla ve teknolojiyle haşır neşir olup, tüketici değil üretici olmayı harekete geçiren bir hareket diyim. Gerisini okuyun ya da linkteki videodan izleyin.
İyi Haftasonları

27.3.16

HOLLY CUMA LİNKLERİ 2



Zor bir haftaydı. Dünyanın yarısı her gün karanlık oluyor. Alışmış olmam lazım  ama hala karanlık yüzünü görünce (dünyanın, hayatın, insanın) ağır geliyor..


Holly Cuma Linkleri biraz da bunları bir süreliğine  unutabilmek için..Hafta boyunca aklıma geldikçe ekledim aşağıdakileri. Hazırdı. Zor hafta zor bir günle bitti :( umarım mutlu bir haftaya başlıyoruzdur hep birlikte...

  • İlk link bir arşiv.. Birileri üşenmemiş yaklaşık 2-3 yaş aralığında (24-40 ay) çocukların çizimlerini, (bir kısmının karalama evresinde olduklarını tahmin edersiniz) , karalamalarını, noktalamalarını ilk çizgilerini, ilk motiflerini tek tek  kayıt altına almış. 8000 kadar olunca bu yaş dönemlerine dair fikir sahibi oluyor insan.  Soldaki menüden kategori seçerek bakabilirsiniz.  
  • İkinci link de bir arşiv :)  MOMA koleksiyonunu internet üzerinden paylaşıma açmış. Momo kadar olmasın Moma'yı çok severim. Onunla ilk kez üniversitede eski bir fransız dergisinde karşılaştık. Adını bi türlü telafuz edemediğim bu dergide, heykel bahçesinin 4 mevsim halinin fotoğrafları vardı.Uzun uzun baktım fotoğraflara (yarım saati bulabiliyordu bu bakmalar bazen) A farkettim de bir şeye böyle uzun baktığımda genelde oraya gidebiliyorum, bir nevi ışınlanmayı bulmuş olabilir miyim :).. Neyse, teşekkürler  MOMA 
  • Bu Holly Cuma görsel yüklü olacak ama Book By Its Cover ı da eklemek istedim. Ben çocuk kitapları kısmını sevdiğim için onun linki açılacak. Gerisini kurcalarsınız. Tasarım kitaplar ve sanatçı eskiz defterleri var içinde. Her kitap tek tek önerilesi. Maden gibi bişey. 
  •  Bilmem farkında mısınız kendimi tutuyorum ve reggio meggio demiyorum hiç :) Ama Melisa Scott'un  çocuklara bakışı ve dokümantasyonları çok etkiledi beni... bir tanesinin linkini iletiyorum diğerlerini izlemek isterseniz sizi tutmam. Seeing Children, çocukları  gözlemek (reggio da çocuğu dinlemek denir) üzerine biraz eleştirel bir bakış. Gerçekten, çocukları görebiliyor muyum diye düşündürdü bana.. (düşündürdü beni de olabilir:)

İyi Haftasonları

beyhan

18.3.16

HOLLY CUMA LİNKLERİ 1





Selam...

Şu çoğu zaman başına çakılıp kaldığım internette gördüğüm, (okuduğum izlediğim) beni heyecanlandıran, ilham veren şeyleri cuma günleri paylaşayım diyorum.
Her cuma olmayabilir ama cumaların bir kaçında paylaşmaya devam ederim umarım.

  • Geometri ve Sanat.. 1923 doğumlu  Ellsworth Kelly  yi ve işlerini tanımak ve bildiğinden çok daha fazla geometrik form olduğunu görüp şaşırmak için buraya tıklayın. 
  • Yok  önce çizgiden başlamak lazım. Çizginin ilginç hikayesine buradan  göz attıktan sonra geometriye geçin bence.
  • Bruno Munari'yi kitaplarından bildiğimi sanıyorum ama hakkında her yeni birşey öğrendiğimde galiba pek de tanımıyorum onu diyorum.. Masterını Munari üzerine yapmış ve onun metodlarıyla çalışan bi illüstratör buldum ve onun gözünden Munari'yi yine yine yeniden tanımaya başladım. buradan buyrun..
  • Bu topipittori .. Ara ara buradan kitap önereceğim baştan kaynağını vereyim dedim. Bu yayınevi nasıl böyle olabilir bilmiyorum ki. Yaptıkları herşey mi güzel olsun. Blogda kitap tanıtımları var. özeti okuyup hayal kurabiliyor insan. Bir de dipsiz bir kuyu sanki insanın hayal gücü hala anlatılacak hikayeler bitmedi dedirtiyor.


Bugünki paylaşımlarım italyanca idi. Otomatik ingilizceye çevriliyor ve bence fena değil çeviri. İtalyancasını süper anladığımdan değil, ingilizcesini anlayabildiğim için bunu diyorum.
Keyifli okumalar

beyhan

11.11.15

kasım

biliyorum aksatıyorum herşeyi. çünkü herşeyim aksak bir süredir..
Denizcim sen söylemesen belki de olmayacaktı kasım ayı. Günler biz onları saymayınca da geçiyor oysa ..
blogumdan bir mektup , adı gibi deniz arkadaşıma.

15.6.15

haziran 2015

Kendi çapımda zamanı geri alıyorum:) Geçen zamanın takvimi haline geldi benim takvim işi..kötü. Haziran ayı ben 2015 haziranını unutmayım diye yapıldı. Mayıs? Mayıs ı atladım...atlanası günlerdi ama atlamayıp isteyene ( arcbeyhan@gmail.com a mail atana) gönderebilirim. Bu ayın kafası #sylviaplathkafası. RIP sylvia...iyi uykular...


2.1.15

Nazlı'nın Berlin'i

Hani buraya gezdiğim yerleri de yazacaktım, hani...Onthewayagain e yazmadığım bir sürü küçük seyahatim oldu 2014 de  ama yazamadım, çizemedim...
Eskisi kadar sık değil  ve eskisi kadar uzun mesafelere  uzanmıyor artık benim seyahatler. Eskiden sürüklenir gibi giderdim sanki geriye dönmeyecekmişim gibi hissederdim (isterdim)  şimdi eğer Samir'i almamışsam, vücudumdan bir parçayı bırakmışım gibi oluyor. Daha giderken geri dönüşü düşünüyorum. Yani işler biraz değişti.. neyse son kaçamağı kayıt altına alayım ve yavrunun yanına gideyim.
Kasım sonunda Berlin'e gittim. Daha önce de gitmiştim oraya ama bu seferki çok farklıydı.  Nazlı'nın Berlin'ini gezdim.  Yalnız gezmek üzerine konuşup durdum hep ama sevdiğin bir insanın yaşadığı (bir süre yaşadığı) kenti onunla birlikte gezmek çok bi başkaymış.



beyhankafası

Böyle kafalar çizmeye başladım bir süredir.  Saçlarına masallar, hikayeler  işliyorum.  Bazen de küçük sırlar :)

22.12.14

2015.. mutlu seneler

beyhankafası takvim olmak istedi.. :)
ocak ayı en bi sevdiğim Alice ile başlıyor.
bi istediğim var bu sene. bu takvimin, kimin evine, işine, dünyasına girdiğini merak ediyorum.
onu yeni evinde gösterir bir fotoğrafı arcbeyhan@gmail.com adresine gönderirseniz sevinirim. sahiden sevinirim..

herkese iyi seneler..

5.1.14

I am here.

Sağımın solumun olmadığını söylemişmiydim.. Yok. Hiç olmadı.   Sorun sadece sağım solum da değil, sürekli uzaydaki konumumu kaybederim. Kaybolmak, kaybolmak, bulmak adımlarını izlerim bi yere giderken..Eğer ezberlemediğim bi yerdeysem bi harita sudan kıymetlim olur bi anda. Haritalara mecburum kısaca. Ama çok da severim onları.. ( uzuuuun bi aranın ardından onthewayagain de yazmaya basliyorum ..önce bi neredeyim onu bileyim dedim :) 



17.7.13

geç olsun da güç olmasın

Biraz geç kaldığımın farkındayım. Gerçi Deniz dışında bir kişi de sormadı "ne oldu bizim takvimler" diye... 
Neyse, soran yok ama ben yine de bir cevap vereyim. Takvimlerim Mayıs ayında aramıza katılan ufaklıkla ilgileneyim derken aksadı biraz. 

Aksadı diyince tam anlatamıyorum durumu.
Hayat bir başka artık benim için. Zaman nasıl geçiyor şaşkınlık içerisindeyim.Zaman konusunda böylesine aptallaşmışken bir de takvim yapamazdım kabul edersiniz ki... 

Bahanem çok benim gördüğünüz gibi... Geçen ayı, bu ayı ve gelecek ayı birlikte gönderiyorum, sonbaharda görüşürüz..





24.6.13

Reggio Emilia

Bir gün uzun uzun anlatacağım ne olduğunu. Ama bu gün, o gün değil..

Hızla bir duyuru yapıp, kaçacağım.

Benim son bir yıldır yoğun şekilde üzerinde çalıştığım Reggio Emilia ilhamlı atölye çalışmalarımdan "Çocuğun mekanla iletişimi"  projesinin sergisi devam ediyor.Nerede? Yıldız Teknik Üniversitesi'nde.

Facebook ve twitterda şöyle tanıtmıştım projeyi:



Çocuklar mekanla nasıl iletişim kurar?" , "Mekanı nasıl keşfeder ?" ve "Mekana dair bilgilerini nasıl oluşturur?" sorularının cevabını aramak için 3, 4, 5, 6 yaşındaki çocuklarla birlikte Yıldız Teknik üniversitesinde bir proje gerçekleştirdik. Daha doğrusu projenin kendisi çocuklardı. Hiç bir yönerge vermedik, sadece onları gözlemledik ve bolca şaşırdık. Gözlemlerimizi bir sergi ile projeni gerçekleştiği koridorlarda paylaşıyoruz (Yıldız Teknik üniversitesi Mimarlık fakültesi /Beşiktaş) 

Şöyle de bir afişini yaptım, sergi için:



Afişteki o tuğla parçalarını boyayıp sonra onları fotoğraflayan ve bu fotoğraflardan çeşitli kompozisyonlar kuran, kişi Grafik sanatçısı Aylin Önel.

Arkadaşım olur kendisi, bu nedenle,senin şu tasarımının üzerinde bizim çocuklar gezinebilir mi diye sorduğumda kabul etti hemen. Aylin ile ilgili söyleyecek daha bin dünya şey var aman onu bisözlük e saklıyorum. Biliyorsunuz H harfini yazdım sadece.  A harfinde Aylin i anlatacağım.

Bu projeyi, Meşepalamudu Çocuk Evi çocukları ve öğretmenleri ile birlikte gerçekleştirdik.Bu sene sadece bu değil "Benim ağacım, Ağaç benim" ,"Yemeklerin dili" diye adlandırdığım iki proje daha yaptık birlikte. Her projeyi yaklaşık iki ay kadar gözlemledik dokümante ettik, ki aslında tüm sene devam ettirebilecek zenginlikte proje konuları bunlar ...


Kısaca yazıp çıkacağım demiştim,olmadı.

Şu sıralar ne plan yapsam uyamıyorum o plana.
Ben de akışına bırakıyorum. 



  


9.5.13

kağıttan kumaşa

Biraz ani oldu, kağıttan kumaşa geçmek..Biraz da son dakikalığıma doymayayım..
Samir geldi gelecek ben ona özel bir şeyler ancak yapmaya başladım.

Kağıttan  kumaşa geçmek çok zor olmadı da,  ayakları bir türlü zemine basmayan halimden anneliğe nasıl geçeceğim ben? Asıl mesele bu...






29.4.13

mayıs ayı takvimi/ may calendar

Geri sayım başladı sayılır. Mayısın ilk günlerini takvimsiz bırakmamak için içeridekini henüz görmeden bir illüstrasyon hazırladım ama belki sadece mayıs için iki takvim sayfası tasarlarım. Mayıs hak ediyor bunu...
Mayısı seviyorum, baharı seviyorum, henüz resmi olarak tanışmadık ama :) içimdeki bu bıdığı seviyorum...



22.4.13

kokusuz kitaplar

Kitapları burunlarına dayayıp koklayan insanlar vardır ya, ben onlardan biri sayılırım.
Tüm huylarım gibi yine bir küçüklük anısına dayanır bunun hikayesi.
Ablam H  (Bkz. Bi sözlüğü H harfi)küçükken, her kitabın bir kokusu olduğunu ve  kitapların içinde yazılan şeyler gibi koktuklarını söylemişti. Sonra beni ikna etmek için, kitaplıktan  daha doğrusu kitap rafı olan koltuklar vardı  ben küçükken, o koltuğun kitap rafı olan kısmından bir kitap seçerek, ki o kitap  "İsveç kibritleri" idi, çok fakir bir ailenin kuru ekmekleri ıslatıp yemek yaptığı bölümü okuyup, sonra da kitabı burnuma dayayıp, bak işte o ekmekler gibi kokuyor demişti.
Gerçekten de ekmek gibi kokuyordu sayfalar. Kokmasa da  öyle koktuğunu hayal edebilecek bir çocuktum ben. 
O gün bu gündür,  yeni eski, elime geçen her kitabı önce bir koklarım.

Kitap kokusuyla vardı benim için, hala da öyle sayılır. Bu nedenle digital kitaplar için "kitap" tanımını kullanırken bir duraksıyorum. Şöyle bangır bangır, "hey millet, benim nur topu gibi iki kitabım oldu" diye bağırasım var ama nedense sesim istediğim gibi çıkmıyor. Neyse bende durum böyle ama dünya çoktan geçiş yaptı bu yeni düzene.. Geçen sene Bolonya'da kitap fuarında ciddi işaretleri vardı bunun.Duyduğum kadarıyla bu sene çok daha etkinmiş digital yayınlar. Tablet kitapları..

Ön sözlerini daha önce blogdan yayınladığım bu iki bıcır da geçen hafta yayınlandı ve  Londra kitap fuarında dipnot pub. in diğer yayınları ile birlikte tanıtıldı..

Daha önce dipnot tablette yayınlanan, içimden geldiği gibi yazıp çizdiğim şeylerin bir derlemesi diyebiliriz.

Tamam biliyorum, bildiğimiz kitaplar gibi kokmuyor bu kitaplar, ben koku almak için elimden geleni yaptım, ki uzun bir süredir bir tazı kadar iyi koku alıyorum, ama  olmadı bir türlü. Ama onların da farklı özellikleri hassasiyetleri var.. "dokunulma duyuları" çok gelişmiş :)

Neyse, bu kadar tanıtım yeter.. Bundan sonra kendi yaptığım bir şeyi tanıtmak gibi zor bir durumda kalmam umarım..

Dijital kitaplara nasıl ulaşabileceğinizi aşağıda adresledim.

Gitme yazılarını indirmek için bu linke  (Fotoğraf: Salih Aksu)




Başkalarının yaptıklarını indirmek için de bu linke  Tıklayın.

 İki kötü bir iyi haberim var..Bu indirme işlemlerini yapabilmeniz için Ipad iniz olması gerekiyor  bu ilk kötü haberdi. Çok pahalı değiller ama sonuçta 3.59 TL olarak belirlenmiş  bir satış fiyatı var kitapların. İkinci kötü haber de buydu..(İnsan kendi kitabını böyle tanıtmaz herhalde biliyorum ama beni biraz tanıdıysanız böyle enteresan bir şahsiyet olduğumu da biliyorsunuzdur :)

Gelelim iyi habere, I pad için özel tasarlanmış sayfa yapılarına sahip olmasa da  onthewayagain de bu yazılar parça parça var aslında.. Belki de okudunuz. 

Çantasından sürekli bir şeyler çıkaran sihirbaz edasıyla yazmaya başladım ama son bir şey daha ekleyeyim.. Londra kitap fuarında dipnot pub in yayınlarını tanıtan kısa bir video var.Video olarak yükleyemedim, bu linke tıklamanız gerekecek.  Emeği için Salih'e  teşekkür edeyim bir kez daha buradan da.